Yumurtlayan Memeli Var mıdır?

Kitap Kategori: 

Dünya üzerinde bilinen iki tür yumurtlayan memeli bulunmaktadır. Bunlar Monotremler adı verilen ornitorenk (Ormithorhynchus anatinus) ve ekidnadır (Tachyglossus aculeatus). Bu canlılar sürüngenlerle kimi ortak özellikler taşırlar; onlar gibi küçük yumurtalar meydana getirirler. Kürkle kaplı bir vücutlarının olması, sıcak kanlı (sabit vücut sıcaklıklı) olmaları ve yavrularını sütle beslemeleri ise memelilerle paylaştıkları ortak özeliklerdir. Bu yüzden bu canlılar yumurtlayan memeliler olarak adlandırılırlar.
Monotremler her ne kadar süt üretseler de meme uçlarına sahip değildirler. Bunun yerine süt annenin göbeğinde bulunan özelleşmiş bezlerden salgılanır. Yavru annesini burnuyla dürterek sütün salgılanması için uyarır ve gelen sütü annesinin kürkünün ve göbeğinin üzerinden yalayarak beslenir.

Ornitotrenkler bahar aylarında çüftleşirler. Yumurtlama, kuluçka evresi, ve yumurtadan çıkma, uzun ve dolambaçlı oyuk yuvanın sonunda gerçekleşir. Bu yuvalar genellikle 5-10 m olmakla birlikte, 30 metreye kadar olanlarına da rastlanmıştır. Anne, yumurtları sıcak tutmak için vücuduyla sarar.
Dişiler döllenmeden yaklaşık 7-14 gün sonar yumurtlarlar. Yavrular 4 –5 ay içinde olgunlaşır.
Ornitorenk dünya üzerindeki en garip canlılardan biridir.

Ekidna, ornitorenkten daha kısa bir gagaya sahiptir. Ekidna, “dikenli karınca yiyen” olarak da bilinir çünkü bu hayvanın ana besinini karıncalar oluşturur. Ekidnalar kışın sonlarında çiftleşirler. Dişiler yaklaşık 14 gün içinde bir yumurta bırakırlar. Bu yumurta genellikle 10 gün içinde çatlar ve yavru 12-14 hafta boyunca annenin vücudundaki bir kesede taşınır. Ekidnalarda ebeveynlerin yavru bakımı hakkında çok ayrıntılı bilgi sahibi olmasak da annenin yavrulara, yavrular keseden çıktıktan sonar, 7 – 8 ay boyunca baktığı biliniyor.

ORNİTORENK (PLATYPUS veya GAGALI MEMELİ)
Ornitorenk, platipus veya gagalı memeli (Ornithorhynchus anatinus), 39–60 cm boylarında, Doğu Avustralya ve Tazmanya'ya özgü bir yarı-deniz memelisidir.

Ornitorenkler, doğum yapmak yerine yumurtlayan memeliler olan tek deliklilerin hâlâ var olan beş tanesinden biridir. (Diğer dördü ekidneler). Ornithorhynchidae familyasının ve Ornithorhynchus cinsinin yaşayan tek temsilcisidir. Buna rağmen bazıları Ornithorhynchus cinsine de ait olan fosil akrabaları bulunmuştur.

Yumurtlayan, ördek gagalı, kunduz kuyruklu, erkeklerinin arka ayağında zehirli bir mahmuzu olan bu memeli keşfedildiği zaman doğabilimcileri çok şaşırmıştır. Ornitorenklerin eşşizliği onu Avustralya'nın kanguru ve koala ile beraber en belirgin sembollerinden biri yapar. Avustralya 20 sentinin arkasında resmi yer alır.

Üremeleri

Ornitorenk keşfedildiği zaman bilim insanları, dişinin yumurta yumurtlayıp yumurtlamadığı konusunda ikiye ayrılmıştı. 1884'te W.H. Caldwell Avustralya'ya gönderilip 150 Aborjin'in yardımı ile birkaç yumurta buluncaya dek bu onaylanmamıştı.

Türün tek bir üreme mevsimi vardır. Çiftleşme kış sonunda ya da ilkbaharda olur. Yavrular suya ilk kez oyuklarda anneleri tarafından 3-4 ay emzirildikten sonra girer. Tarihsel gözlemler, işaretleme, tekrar yakalama çalışmaları ve ilk genetik çalışmalar ornitorenk nüfusunun yerleşmiş ve geçici bireylere sahip olduğuna ve çokeşli (poligyny) bir çiftleşme dizgesine işaret eder.

Üreme mevsimi dışında ornitorenk sudan yüksekliği 30 cm. kadar olan basit bir oyukta yaşar. Çiftleşmeden sonra dişi daha ayrıntılı ve uzunluğu 20 m'yi bulabilen, su yükseldiğinde korunmak için aralıklara tıkalı yeni bir oyuk kazar. Erkek, yavrulara bakma işiyle ilgilenmez ve yıllık oyuğuna geri döner. Dişi, oyuğun zeminini ıslak ve katlanmış ölü yapraklarla yumuşatır. Bu gereci kıvırdığı kuyruğu ile yuvaya taşır.

Ornitorenk kuş yumurtasından daha yuvarlak ve sürüngen yumurtasına benzeyen küçük kösele gibi yumurtalar bırakır. Dişi genelde 11 mm. çapında iki yumurta bırarır, ama kimi zaman bu sayı 1 ya da 3 olabilir. Yumurtladıktan sonra dişi bunların çevresine kıvrılır. Kuluçka süresi üç bölüme ayrılır. İlkinde embriyonun fonksiyonel organları yoktur ve yumurta kesesine (yolk sac) bağımlıdır. İkinci bölümde el ve ayak parmakları, üçüncüde ise yumurta dişi oluşur. Yaklaşık on günlük bir kuluçka süresinden sonra yumurtadan çıkan tüysüz yavrular annelerine tutunurlar.

Yumurtadan çıkan yavrular korumasız, çıplak ve kördür. Anne sütü ile beslenirler. Ornitorenkin memeleri olmasına karşın meme uçları yoktur. Dolayısıyla süt göğüste deri altındaki bezlerden salgılanır. Göğüsünde sütün biriktiği oluklar bulunur ve yavrular buradan süt içerler. Yumurtalar açıldıktan sonra anne yuvayı yalnızca yiyecek bulmak ve kürkünü ıslatmak için terkeder. Yuvadan ayrılırken oyuğun girişini toprak ile tıkar. Yavrular 3-4 ay meme emer ve 17 aylık olduklarında yuvayı terk eder.

EKİDNA (KISA BURUNLU KARINCA YİYEN)
Kısa burunlu dikenli karıncayiyen (Latince: Tachyglossus aculeatus) dikenli karıncayiyengiller (Tachyglossidae) familyasından sadece Avustralya ve Yeni Gine de rastlanılan bir tek delikli türü.

Özellikleri

Kısa burunlu dikenli karıncayiyenler 35-53 cm uzunluğa ve 2,5 kilo ağırlığa ulaşırlar. En çok dikkati çeken dış özellikleri baştan aşağı dikenlerle kaplı olmalarıdır. Ilk bakışta bir kirpiyi andırsalarda kirpiler ile yakın akrabalıkları yoktur. Ağızlarının yapısı bir gagayı andırır ve ince bir boru şeklindedir.

Çok çeşitli yaşam alanlarında bulunurlar ve aksamları aktif olurlar. Çiftleşme zamanlarının dışında yalnız yaşarlar. Beslenmeleri neredeyse sadece karınca ve termitlerden oluşur. Uzun yapışkan dilleri ile topladıkları karıncaları ve termitleri dilleri ile ezerek yutarlar, çünkü dişleri yoktur.

Karmaşık bir çiftleşme yöntemi ile haziran ve ağustos ayları arasında ürerler. 3-4 hafta sonra dünyaya gelen yumurta (-lar) dişinin karın kısmında bulunan bir kuluçka kesesinde muhafaza edilir. 10 gün sonra yumurtadan çıkan 15 milimetre büyüklüğünde ki çıplak yavru 8 hafta daha kuluçka kesesinde tutulur ve emzirilir. Dikenleri büyümeye başladığında keseyi terk eder ama yedi ay boyunca annesinden süt emmeye devam eder. Yumurtladıktan bir yıl sonra annesini terk eder.

Doğada 20, hayvanat bahçesinde 50 yaşına varabilirler. Kısa burunlu dikenli karıncayiyenler Avustralyanın en yaygın memelileridir. Çünkü yaşam alanlarının seçiminde pek titiz değil ve çok sayıda tehlikeye karşı dayanıklılardır.

5 adet alt türleri tanılmaktadır:

T. a. aculeatus , Avustralyanın doğusunda
T. a. acanthion, Northern Territory ve Batı Avustralyada
T. a. multiaculeatus, Kanguru adasında
T. a. lawessi , Yeni gine de
T. a. setosus Tasmanya da

Tasmanyada yaşayan alt tür bazı zoologlarca ayrı bir tür olarakta kabul edilir.

Beslenme

Dikenli karincayiyenler etoburdur. Çok küçük bir ağızları olduğu için avları da karınca veya solucan gibi küçük hayvanlardan oluşur.

Üreme

Üreme zamanları haziran ile ağustos ayları arasındadır. Bu zamanda davranışları da tamamen değişir. Normalde yalnız yaşayan dikenli karincayiyenler kervanlar oluşturup peşpeşe gezmeye başlarlar. En önde yürüyen hayvan bir dişidir ve onu sayıları ona kadar varabilen erkek hayvan takip eder. Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir. Bu süre içersinde erkek hayvanlar ağırlıklarının %25ìni kaybedebilir. Dişi hayvan çiftleşmeye hazır olduğu zaman sımsıkı yere tutunur. Erkek hayvanlar dişinin etrafında yeri kazarak ona yaklaşmaya çalışır ve birbirlerini dişiden uzaklaştırmaya çalışırlar. Sonunda en azimli erkek dişi ile çiftleşir. Erkek ve dişi sonra tekrar ayrı yollarına giderler. Dişiler senede sırf bir kez çiftleşirken erkek hayvanlar derhal diğer bir dişinin peşinde oluşmuş başka bir kervan bulup katılırlar.

Dişi çiftleştikten 3-4 hafta sonra genelde bir, nadir olarak bazen 2 ya da 3 yumurta yumurtlar. Bu yumurtalar bir üzüm büyüklüğünde, krem rengi ve yumuşak olur. Dişi yumurtladıktan sonra hemen yumurtayı kuluçka kesesine koyar ve orada 10 gün muhafaza eder. 10 gün sonra dünyaya gelen yavru yaklaşık 15 milimetre büyüklüğünde ve tamamen çıplaktır. Dişinin kuluçka kesesinin içinde de memeleri vardır. Yavru hayvan yaklaşık 8 hafta bu kesede yaşar ve sonra dikenleri büyümeye başladığı için keseyi terk etmesi gerekir. 7 ay sonra süt emmeyi bırakır ve doğuşundan bir yıl sonra annesini terk eder.

Dikenli karincayiyenlerin doğada 20 yaşına kadar varabildikleri bilinmektedir. Hayvanat bahçesinde 50 yaşına kadar ulaşmış olanları da vardır.

Ayrıca REM uykusuna giremeyen tek memelidirler.

Kaynaklar:
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/index.php?kategori_i...
http://tr.wikipedia.org/wiki/Dikenli_kar%C4%B1ncayiyengiller
http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1sa_burunlu_dikenli_kar%C4%B1ncayiyen
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ornitorenk

Ekler
Benzer İçerik

Yeni yorum ekle

Merak Edilenler